Ağızdan Nefes Almak Zararlı Bir Eylem Mi?

İnsanlar nefes alırken ya burunlarını ya da ağızlarını kullanılırlar. Ancak burundan nefes almak doğal ve faydalı bir şeyken ağızdan nefes almak burundan nefes almak kadar faydalı değildir.

İnsanlar doğal olarak burundan nefes almaktadır. Ancak burunda meydana gelen tıkanıklar ya da birçok farklı etken ağızdan nefes almaya neden olur. Ağızdan nefes almaya neden olan durumları şu şekilde özetleyebiliriz.

  • Soğuk algınlığı, grip ya da çeşitli enfeksiyonlar burnun tıkanmasına ve nefesin ağızdan alınmasına neden olur.
  • Polen ve toz gibi çeşitli alerjilerde burnun tıkanmasına ve dolayısıyla bireyin ağızdan nefes almasına yol açar.
  • Çeşitli nedenlerden dolayı Nazal polipler olarak adlandırılmakta olan burun astarının büyümesi de burundan nefes almayı engeller.
  • Çocuklarda bazen burun arkasındaki doku tamamen gelişmeyebilir ya da gelişmesinde gecikmeler ortaya çıkabilir. Bu durumda burun tıkanmasına yol açar. Böylelikle çocuklar burun yerine ağızlarından nefes alırlar.

Ağızdan Nefes Almanın İnsan Sağlığına Etkisi Var Mı?

İnsanlar yukarıdaki bahsettiğimiz nedenlerden dolayı ağızlarından nefes alırlar. Bu eylem sürekli hale geldiğinde bireyin ağız kuruluğu yaşaması kaçınılmaz bir durumdur. Bu kuruluk derecesine göre zararlı ya da zararsız olabilir. Ancak ağızdan nefes alma devam ettikçe kuruluğun şiddeti de artacaktır ve kişinin sağlığı tehdit altına girecektir.

Ağızdan nefes almak ağız kuruluğunun yanı sıra ağzın kokmasına da yol açabilir. Bu durumda bireyin hem ağız kokusu rahatsızlığıyla karşı karşıya kalmasına hem de ağız ve diş hijyeninin tam olarak gerçekleştirilmemesine yol açar. Çünkü ağız kuruluğu tükürük bezlerinin ağız içinde yeterli miktarda tükürük salgılamasını engeller. Ağız içinde yeterli miktarda tükürük salgılanmadığında ise ağız içine ve diş etlerine yerleşen bakterilerin temizliği gerçekleşmeyeceği için çeşitli ağız ve diş rahatsızlıkları ortaya çıkacaktır.

Gelişim dönemindeki çocuklar sürekli olarak ağızlarından nefes aldıklarında dişlerde hizalanma problemleri de ortaya çıkabilir. Dişlerin yanlış hizalanması da ilerleyen süreçte çocuğun ısırmasını, çiğnemesine ve çeşitli ağız hareketlerini gerçekleştirmesini engelleyebilir.

Sürekli ağızdan nefes almak diş etlerinin sürekli olarak havaya maruz kalmasına ve diş etlerinin kurumasına yol açabilir. Diş etleri kuruduğunda bakteri ve virüslere karşı direnci azalarak çeşitli diş eti problemleri ortaya çıkabilir.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tüm durumlar göz önüne alındığında Ağızdan Nefes Almak Zararlı Mı? Sorusunun cevabının evet olduğunu anlayabiliriz. Bu nedenle çocuklarınız ya da sizler sürekli olarak ağızdan nefes alıyorsanız uzman hekimlere başvurarak ağızdan nefes almanıza yol açan sorunların tedavisi için yardım almalısınız. Aksi taktirde hem ağız ve diş sağlığınız hem de genel sağlığınız tehlikeye girecektir. Uzman hekimlerden yardım almanın yanı sıra ağız ve dişlerinizin sağlığını koruma altına alabilmek  için dişlerinizi düzenli olarak fırçalamalı, diş ipi ve ağız gargaraları kullanmanızı tavsiye ederiz.

Yirmilik Dişler Ne Zaman Çekilmelidir?

Yetişkinler daimi dişlerine kavuştuktan belirli bir zaman sonra tekrar diş çıkarma hissini yaşayabilirler. Bu hissi genellikle ağzının arka tarafında meydana gelir. Öncelikle bir şişlik oluşur ve daha sonra 4 tane olan 20’lik dişler çıkmaya başlar. Bu sırada ağzınızda ve dişlerinizde ağrılar ve sızılar hissedersiniz. Bu ağrılar bazen hafif şekilde oluşurken bazen de dayanılamayacak seviyelerde oluşur. Bu acılarla karşılaştığınızda uzman hekimlere başvurarak 20’lik diş tedavisi için yardım almanız gerekir.

İmplant Tedavisi

İmplant tedavisinin süresi; 2 ay ile 9 ay arasında değişiklik gösterebilmektedir. İmplant tedavisinin süresi her hasta için farklılık göstermektedir. Hastanın tedaviye cevap verme süresi, tedavi planlaması, implant yapılacak olan diş sayısı, implant tedavi yöntemi ve bu süreçte hastanın doktorunun tavsiyelerine ne kadar uyduğu gibi birçok faktör implant tedavisinin süresini etkilemektedir. Diş kaybı, diş etlerinin dibindeki kemikte hasar oluşması, yaşlılığa bağlı olarak çene yapısının değişmesi gibi diş kaybı ile sonuçlanan durumların tedavisinde implant uygulamasına başvurulmaktadır. Çene kemiğine implant ismi verilen yapay diş kökü ve üzerine de diş protezi yerleştirilmektedir.